ŞANLIURFA.CAM.Sondakika haberler ve güncel haber sitesi.
ŞANLIURFA.CAM.Sondakika haberler ve güncel haber sitesi.
SİYASET

DEMİREL İKTİDARINDA YAŞAYAN KUŞAKLAR İSMET İNÖNÜ VE ERDOĞAN İKTİDARINDA YAŞAYANLARDAN DAHA ŞANSLI İDİ.

BAŞBAKAN ADNAN MENDERES VE SÜLEYMAN DEMİREL İKTİDARINDA YAŞAYAN KUŞAKLAR İSMET İNÖNÜ VE ERDOĞAN İKTİDARINDA YAŞAYANLARDAN DAHA ŞANSLI İDİ.

DEMİREL İKTİDARINDA YAŞAYAN KUŞAKLAR İSMET İNÖNÜ VE ERDOĞAN İKTİDARINDA YAŞAYANLARDAN DAHA ŞANSLI İDİ.
Paylaş:

İsmet İnönü ' nün " Milli Şef" olarak adlandırıldığı 1938- 1950 arası tek parti CHP dönemi halkın büyük yapısal zorluklar ve yoksullukla mücadele ettiği bir dönemdir.

Nüfusun ezici çoğunluğu köyde yaşadığı ve tarımında insan gücüne dayandığı bu dönemde, kırsal kesimde yol, su, elektrik gibi temel alt yapı hizmetleri yok denecek kadar azdı.

Beslenme yetersizliğiyle birleşen sıtma, verem ve trahum gibi salgın hastalıklar halkın sağlığını tehdit ediyordu.

Yine iktidarın çıkarmış olduğu ağır vergi politikaları ile köylü ve halk büyük bir sefalet ve yoksulluk içinde kıvranıyordu.

Bu zorluklar sosyo - ekonomik şartlar ve halkta biriken tepki, 1946' da çok partili hayata geçmesiyle birlikte sandığa yansımış ve 14 Mayıs 1950 seçimlerinde halk yeter! diyerek sandıkta " Söz Milletindir" diyerek " beyaz" bir devrim yaparak kendi kaderine el koymuş ve kendini nesne ' den özne ' ye çıkarmıştır.

Demokrat parti iktidarı Başbakan Adnan Menderes 1950- 1960 yılları arasında idare ettiği Türkiye ' de başarılar ve refah dönemi olarak siyasi tarihte yerini aldı.

1950' lerin ilk yarısı, tarımda makineleşme ( traktör kullanımının artması), zirve yaptığı, karayollarının yapıldığı ve sanayinin canlandığı bir ekonomik büyüme ve refah dönemi olmuştur.

Köylü kesiminin alım gücü artmış, piyasaya çeşit çeşit ithal ve yerli mal girmiş ve halk maddi olarak rahat bir nefes almıştır.

Din ve vicdan hürriyeti üzerindeki baskılar kaldırılmış ve ezan aslına döndürülmüştür.

Demokrat parti iktidarı halka hürriyet, refah ve manevi özgürlük getirmiştir.

Adnan Menderes döneminde yaşanan kuşak tarımda traktör kullanımı ve kredilerin hızla artmasıyla o dönemin genç nüfusu olan kırsal kesim, ciddi bir ekonomik sıçrama yaşayarak topraklarını büyütebildi ve mülk edindi.

Barajlar yapıldı, üniversiteler açıldı, fabrikalar yapıldı, gençler iş bulabildi ve devlet kurumlarında görev aldılar.

Demokrat parti iktidarında önce güvencesiz çalışan ve " amele" olarak adlandırılan işçi kesimine, 1952 yılında sendika kurma ve toplu sözleşme gibi hakların önü açıldı.

TÜRK -İŞ Sendikası bu dönemde 1952 yılında kuruldu.

Süleyman Demirel'in Adalet partisi ve Doğru Yol partisi iktidarlarda çalışanlara hafta tatili, ikramiye, kıdem tazminatı gibi bir çok yapısal sosyal haklar tanındı.

Bugün emeklilik hakkından yararlanan milyonlarca eski kuşak ve vatandaşın bu gün o dönemde yapılan düzenlemelere borçludur.

Menderes ve Süleyman Demirel dönemlerinde Anadolu insanı ve çalışan kesimi kalkındıran bir altın dönem olarak adlandırılıyor.

Demokrat parti, Adalet partisi ve Doğru Yol partisi iktidarında Adnan Menderes ve Süleyman Demirel ' ın başbakanlık yaptığı dönemlerin işçi, memur ve emeklilerin eski kuşak açısından bugün ki yeni kuşakla kıyasla ekonomik haklar ve refah payı bakımından daha avantajlı olduğu görüşü hakimdir.

Bu iktidarlar döneminde işçi, memur ve emeklilerin alın teri karşılığını daha ziyadesiyle aldığı ve toplumsal refahın, adaletin ve fırsat eşitliğinin daha güçlü korunduğu savunulmaktadır.

Günümüzde genç kuşağın karşı karşıya kaldığı ekonomik zorluklar, güvencesizlik ve alım gücü kayıpları dikkate alındığında; geçmiş ekonomik haklara erişim noktasında; geçmiş kuşakların o dönemin şartlarında sosyal ve ekonomik haklara erişim noktasında daha avantajlı olduğu belirtilmektedir.

Eski kuşaklar konut fiyatlarının ortalama gelire oranının makul olduğu bir dönemde mülk edindi, satın aldıkları gayri menkuller yıllar içinde katlanarak değer kazandı ve ciddi bir servet kalkanı oluşturuldu.

Yeni kuşaklar; günümüzde konut fiyatları ve kira bedelleri, maaş artışlarının çok üzerinde seyrediyor.

Yüksek faiz oranları ve peşinat bulma zorluğu nedeniyle yeni kuşaklar için ev sahibi olmak lüks hale geldi.

Bu durum, servet birikimini engelleyen bir döngü yarattı.

Eski kuşaklar, üniversite eğitimi geçmişte ya ücretsiz/ çok ucuzdu yada mezuniyet sonrası kısa sürede ödenebilecek düzeydeydi.

Mezun olanlar iş bulup hızla birikim yapabiliyorlardı.

Yeni kuşaklar, eğitim materyalleri dramatik şekilde artı, gençler hayata ya yüksek öğrenim kredisi borçlarıyla, ya da ailelerine büyük mali yükler getirerek başlıyor.

Bu hayatta " sıfırdan" değil, " eskiden" başlamak anlamına geliyor.

Eski kuşaklar, tek bir şirkette uzun yıllar çalışıp yükselmek, emeklilik ikramiyesi almak ve güçlü sendikal haklara sahip olmak yaygındı ve iş güvencesi yüksekti.

Yeni kuşaklar, proje bazlı, sözleşmeli pozisyonlar ve esnek çalışma modelleri yaygınlaştı.

Bu durum esneklik sağlamada düzenli gelir, sağlık sigortası ve emeklilik güvencesini zayıflatıyor.

Ayrıca reel ücretler, üretkenlik artışının gerisinde kalıyor.

Eski kuşaklar, geçmiş dönemin ekonomik ikliminde çalışma hayatının görece erken dönemlerinde ev araba sahibi ve ya arsa gibi kalıcı mal varlıkları edinebilmişlerdir.

Günümüzün yeni kuşakları ( Y ve Z kuşağı) günümüzde artan enflasyon, yüksek konut fiyatları ve derinleşen ekonomik istikrarsızlık nedeniyle kalıcı mülk edinme ihtimalleri oldukça düşmüştür.

Yeni nesil, gelirinin büyük bir kısmını yüksek kira ve temel yaşam masraflarına harcamak zorunda kalmaktadır.

Eski kuşaklar için üniversite mezunu olmak ve ya bir zanaat edinmek doğrudan ekonomik sınıf atlama ve güvenceli istihdam anlamına geliyordu.

Yeni nesil yoğun bir "diploma enflasyonu" ve işsizlik riski ile karşı karşıyadır.

Çok iyi eğitim almış olsalar bile yüksek enflasyon ortamında asgari ücrete yakın gelirle iş hayatına başlamakta, bu da eski kuşakların kendi gençlik dönemlerine ulaştığı refah seviyesine erişimlerini engellemektedir.. özetle; ekonomik kaynakların eski kuşakların elinde birikmesi ve yeni neslin güvencesizlikle karşı karşıya kalması sadece bir " geçim sıkıntısı" olarak değil, toplumsal bağları zayıflatmış ve acilen adelet ekseninde çözülmesi gereken köklü bir " nesil ve adalet krizi" olarak değerlendirilmektedir.

Kuşaklar arası, gerileme had safhadadır eski kuşaklar bir tek maaşla ev ya bir kaç yıllık birikimle rahatça ev ve arsa sahibi olabiliyordu.

Gayri menkul fiyatları, gelirlerine oranla çok daha maküldu.

Yeni kuşak teknolojik ve kültürel açıdan daha çok zengin bir dünyada yaşasada; barınma, iş güvencesi, satın alma gücü ve finansal istikrar gibi en temel yaşam kalitesi göstergelerinde dedelerinin ve babalarının gerisinde kalmış durumda.

Haklı olarak genç nesilde derin bir gelecek kaygısı ve adaletsizlik yaratıyor.

Mustafa Polat

Şanlıurfa Demokrat Parti il başkanı

Bu haber ŞANLIURFA.CAM.Sondakika haberler ve güncel haber sitesi. tarafından yayımlanmıştır. İzinsiz kopyalanamaz, alıntılarda kaynak gösterilmesi zorunludur.

SİYASET Haberleri

Yorumlar

Editoryal moderasyon aktif

Yorum Yaz

Yorumunuz incelendikten sonra yayın ilkelerimize uygun bulunması hâlinde yayınlanır. Hakaret, iftira ve reklam içeren ifadeler reddedilir.

adlı okura yanıt yazıyorsunuz.
0 / 2000

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın.