Hayatın akışı bazen öyle bir noktaya gelir ki; ekonomi ayrı sıkıntılı, siyaset ayrı hareketli, güvenlik ve adalet sistemi ise sorgulanır hale gelir. İşte Türkiye, 12 Haziran 2025 gününe böyle bir ruh haliyle uyandı. Gün boyunca yaşanan gelişmeler, toplumun her kesiminde farklı duygular uyandırdı.
Ekonomi Dibe Vurdu
Borsa İstanbul güne adeta kırmızıya boyanarak başladı. Yatırımcının morali yerle bir oldu. BIST 100 endeksinin yüzde 3,71 düşmesi, “ekonomide istikrar” söylemlerine ağır bir gölge düşürdü. Üstelik akaryakıt fiyatlarına da zam geldi. Benzine 1,25 TL, motorine 1,15 TL zam... Bu, sadece araç sahiplerini değil, iğneden ipliğe tüm fiyatları etkileyecek.
Artık vatandaş markete girerken etiket değil, nefes sayıyor. Altının gramı 1.080 TL, çeyrek 1.780 TL oldu. Yatırımcının “güvenli liman” dediği altın bile, dalgalı denizlerde kayık gibi sallanıyor.
Siyaset Isındı: İsrail Mesajı ve İmralı Tartışması
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’e sert sözlerle yüklendi. Filistin’e destek mesajı verirken aynı gün İsrail’in gözaltına aldığı iki Türk vatandaşı serbest bırakıldı. Bu haber, toplumda moral olsa da, arka planda yeni diplomatik restleşmelerin habercisi.
Öte yandan Demokrat Parti heyetinin İmralı’ya giderek Abdullah Öcalan’la görüşeceği iddiası, siyaset kulislerini karıştırdı. Eski defterler açılıyor, çözüm süreci yeniden mi başlıyor soruları akıllarda.
Yerelde Acı, Evde Şiddet
Manisa’dan gelen haber Türkiye’yi derinden sarstı. Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek'in vefatı beklenmedikti. Ölüm sebebiyle ilgili farklı iddialar konuşuluyor. Soruşturma sürüyor.
Burdur'da ise daha trajik bir olay yaşandı: Özge Bedir, evinde bıçaklanarak öldürüldü. İki çocuk annesi bir kadın, belki de hayatını kurtarmaya çalışırken canından oldu. Bu olay, ülkemizin şiddetle imtihanının hâlâ sürdüğünü gösteriyor.
Dünyadan Yürek Yakan Haber
Hindistan'dan Londra’ya gitmekte olan bir uçak, kalkıştan kısa süre sonra bir öğrenci yurduna çarptı. 242 insan hayatını kaybetti. Tüm dünya yasa boğuldu. Modern çağda teknoloji ne kadar gelişse de kaderin önüne geçilemiyor.
Ne Oluyor Bize?
Türkiye zor bir dönemden geçiyor. Ekonomi daralıyor, güven sarsılıyor, siyaset yine keskin virajlara giriyor. Tüm bu gelişmeler yaşanırken halkın en temel beklentisi artık net: İstikrar, adalet ve huzur.
Bu köşe yazısını yazarken şunu düşündüm: Belki de en çok kaybettiğimiz şey güven. Ekonomiye, siyasete, yönetenlere, yargıya, komşuya... Hepsine duyulan güven azalıyor. Umudun yeniden yeşermesi için gerçek ve şeffaf bir yönetim, güçlü bir hukuk, insana saygı ve vicdan gerekiyor.
Unutmayalım, umut bir milleti ayakta tutar. Umudumuz tükenmesin…