GAZETECİ İBRAHİM UYGUR’UN KALEMİNDEN: BİR HABERİN BEDELİ (BÖLÜM 7)

İBRAHİM UYGUR

21-10-2025 14:03

 

 

Bir haberin bedelini çoğu insan bilmez…

Ama ben yaşadım.

Kalemimin yazdığı bir satır, kameramın çektiği bir kare, özgürlüğümün bedeli oldu.

 

2011 yılında Suriye’de iç savaş başladığında, ben Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesinde sınır hattındaydım. O yıllarda “Urfa’da Bugün” haber portalını yeni kurmuştum. Günlerce sınırda kalıp, yaşanan dramı, yıkımı, gözyaşını haberleştirdim. Her gün ölümle yaşamın iç içe geçtiği bir coğrafyadan seslendim.

 

Yıl 2015’ti… Türkiye’de “çözüm süreci” devam ediyor, bölgede hassas bir atmosfer yaşanıyordu. O sırada Suriye’de çıkan çatışmalarda bir örgüt mensubu hayatını kaybetmişti. Dicle Haber Ajansı’nın servis ettiği bu haberi, abonelik gereği sitemizde yayımlamıştık. Ancak işte o haber, benim hayatımın kırılma noktası oldu.

 

Savcılık tarafından hakkımda soruşturma başlatıldı. Mahkeme iki yıl hapis cezası verdi, yurt dışına çıkış yasağı koydu. Dosyayı Yargıtay’a taşıdık ama sonuç değişmedi. Ceza onanınca yakalama kararı çıktı. Dört ay boyunca teslim olmadan yaşadım. Herkes duymuştu artık. Kim dost, kim yılan, kim menfaatperest o günlerde belli oldu.

 

Sonunda Şanlıurfa Açık Cezaevi’ne teslim oldum.

Ve işte “Bir Haber’in Bedeli” burada başladı…

 

71 No’lu Koğuş: Gerçeklerle Yüzleşme

 

300 kişilik cezaevinde 700 kişi kalıyordu. 71 No’lu koğuşta tam 120 kişi… Sabah 5 defa sayım yapılır, yemek sırasında saatlerce beklenirdi. İlk günler şoktaydım ama sonra fark ettim: dışarıda uyuşturucuyla mücadele ettiğim bir şehirde, içeride uyuşturucunun en kolay ulaşıldığı yerin cezaevi olması ne büyük çelişkiydi!

 

Ben, yıllarca basın toplantılarında “Gençlerimizi uyuşturucu bataklığından kurtaralım!” diyen bir gazeteciydim. Ama o günlerde, o 71 No’lu koğuşta, uyuşturucu için elbiselerini satan mahkumlara şahit oldum. Bazıları sadece bir sigara paketi uğruna onurlarını kaybediyordu.

 

Açık Cezaevi demek, aslında “her şeyin girebildiği” bir yerdi. Memurlar ellerinden geleni yapıyorlardı ama yasaklı maddeler yine de içeri giriyordu. Ben de araştırdım, sordum, yazdım… Belki 15 gün daha kalsaydım, bu zehirin içeri nasıl girdiğini çözerdim.

 

Ama o gün geldi:

15 Ekim 2024’te 40 kişiyle birlikte Akçakale Cezaevi’ne sürgün edildim.

Sebep belliydi:

“Fazla araştırıyorsun, fazla konuşuyorsun…”

 

Kaşık Savaşı

 

Akçakale Cezaevi’nde yeni bir hayat başladı.

Ama bu kez savaş, kaşık içindi.

 

Evet, yanlış duymadınız.

Cezaevinde “kaşık” en değerli eşyaydı.

İlk üç gün boyunca yemekleri elimizle yedik, çünkü kaşık yoktu. Kantinden alınabiliyordu ama bir düzine almak zorundaydık. Düşünün, bir gazeteci, bir mahkum, bir insan… Kaşık bulamadığı için yemek yiyemiyor.

 

Sonunda kaşıklar geldiğinde, hepimiz sanki bir hazine bulmuş gibi sevindik. Herkes kaşığını gömleğinin cebine koyar, adeta gururla taşırdı. Çünkü o, orada “yaşamanın sembolüydü.”

 

Bazı memurlar bize iyi gözle bakmadı.

“Yine problem çıkaracak gazeteciler geldi.” diye fısıldaştılar.

Oysa biz sadece adalet istiyorduk.

 

45 gün kaldığım Şanlıurfa Cezaevi’nde tek bir disiplin cezam yoktu. Tek suçum, uyuşturucuya karşı sesimi yükseltmekti. Belki de bu yüzden susturulmak istendim. Ama susturamadılar. Çünkü ben, kalemimi cezaevine sokmuş bir gazeteciyim.

 

Son Söz

 

Bir haberin bedeli ağır olabilir.

Ama susmanın bedeli, çok daha ağırdır.

Ben susturulmadım.

Cezaevi duvarları kalemimi kırmadı, tam aksine güçlendirdi.

 

Bugün dışarıdayım. Ama o 71 No’lu koğuşun, o kaşık savaşının, o çaresiz bakışların hikâyesini unutmadım. Çünkü her birinin içinde başka bir “haber” vardı.

 

Bir gün, belki de tüm bunları kitaplaştıracağım.

Adı belli:

“Bir Haber’in Bedeli: 71 No’lu Koğuş Günlükleri.”

 

Yazan: Gazeteci İbrahim Uygur

DİĞER YAZILARI Uzak Şehir Mardin’i Parlatırken, Şanlıurfa Neden Geri Planda Kalıyor? 01-01-1970 03:00 İlk Peygamberden Son Peygambere İnsanlığa Uzanan Mesaj 01-01-1970 03:00 Bir Kuş Kadar Özgür Olamadım 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’da Huzurun Adı: Fedakâr Güvenlik Güçlerimiz 01-01-1970 03:00 Son Pişmanlık Para Etmez 01-01-1970 03:00 Terörsüz Türkiye Umudu ve Mahkumların Af Beklentisi 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa Çöplerin Gölgesinde Kalmasın! 01-01-1970 03:00 Bir haberin bedeli bazen sadece kalemle değil, yürekle de ödenir. 01-01-1970 03:00 HABERİN BEDELİ BU MU? – BÖLÜM 6 01-01-1970 03:00 HABERİN BEDELİ BU MU – BÖLÜM 5 01-01-1970 03:00 BİR HABERİN BEDELİ BU MU? – BÖLÜM 5 01-01-1970 03:00 Bir Haberin Bedeli – 4. Bölüm 01-01-1970 03:00 Bir Haberin Bedeli – 3 Bölüm (Devamı 01-01-1970 03:00 Bir Haberin Bedeli 01-01-1970 03:00 Bir Haberin Bedeli 01-01-1970 03:00 1910 Şanlıurfası: Geçmişten Günümüze Bir Şehrin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa Mardin’i Konuşuyor: Neden Biz Değil? 01-01-1970 03:00 MEZOPOTAMYA: GÜNEYDOĞU’NUN TARİHİ VE İNSANLIK MEDENİYETİNİN BEŞİĞİ 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’da Konaklama: Ucuz ve Pahalı Otellerin Çelişkisi 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’da Konaklama: Ucuz ve Pahalı Otellerin Çelişkisi 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa'da Eğitim: Açılan Okullar ve Bekleyen Sorunlar 01-01-1970 03:00 Şanlıurfa’nın Güvenliği, Halkın Rahatı ve Geleceğe Dair Umutlar 01-01-1970 03:00 Açlığın Gölgesinde Bir Ay: Gazze’de 185 Can Daha 01-01-1970 03:00 Ya İstiklal, Ya Ölüm! 01-01-1970 03:00 “Mafyacılık” Oyunu mu Başladı? 01-01-1970 03:00 Gazze’de İşgal Planının İlk Aşaması: İsrail’in Stratejik Hamlesi ve Bölgenin Geleceği 01-01-1970 03:00 Gazze’nin Yeni Kabusu: Eyal Zamir’in Onayı ve İşgal Planı 01-01-1970 03:00 Aklı Gözünde Olanların, Bu Şehrin İhtiyacı Yok 01-01-1970 03:00 Yollarda Can Veren Umutlar: Mevsimlik Tarım İşçileri Yalnız mı? 01-01-1970 03:00  Yangınların Ateşi Neden Bu Kadar Çabuk Yayılıyor? 01-01-1970 03:00 Damlardaki Tehlike: Kuş Sarayları mı, Sessiz Felaket mi? 01-01-1970 03:00 15 Temmuz’un Üzerinden 9 Yıl Geçti, Unutmadık… Unutmayacağız 01-01-1970 03:00 Her Şehit Haberi Yüreğimizi Dağlıyor 01-01-1970 03:00 YANAN SADECE AĞAÇLAR DEĞİL, GELECEĞİMİZDİR! 01-01-1970 03:00 Ortadoğu Bir Kez Daha Ateş Çemberinde: Bu Savaş Kimin İçin, Kime Karşı? 01-01-1970 03:00 Bir Anlık Hata, Bir Ömürlük Pişmanlık! 01-01-1970 03:00 Bir Asrı Aşan Vefa: 186 Yıldır Görevde Jandarma! 01-01-1970 03:00 Gündem Yorumu: Türkiye’nin Zor Günü 01-01-1970 03:00 Dünya Seyrediyor, İsrail Öldürmeye Devam Ediyor 01-01-1970 03:00