“Siyasetin gerçek sahibi millettir”

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde basın toplantısı düzenleyen Yazmacı, muhalefetin son dönemdeki açıklamalarını eleştirerek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Yıllardır çok iyi bildikleri şeyi yapmaya devam ediyorlar; tehditle, öfkeyle, kinle siyaset yapmayı sürdürüyorlar. Bizler ise 24 yıldır olduğu gibi halka ve hakka hizmetin derdindeyiz. Bize göre siyaset; kinle değil sevgiyle, öfkeyle değil sabırla, tehditlerle değil hizmetle yapılır.

Onlar halka rağmen siyaset yapmanın peşindeyken, biz Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde halkla siyaset yapmanın, halka hizmet etmenin ve halkla birlikte yürümenin gayretindeyiz. Çünkü biliyoruz ki siyasetin gerçek sahibi millettir. Milletin gönlü kazanılmadan siyaset yapılmaz.

Son günlerde muhalefet yönetimi, bizi yargılamakla tehdit ediyor. Açık söylüyorum: Bizi ne yargılanmak ne de ölüm korkutur. Biz, hak bildiğimiz yolda yürümekten asla geri durmadık, durmayacağız.”

“Yargıyı tehdit aracı haline getirmek adaleti yaralar”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, milletin oylarıyla seçilmiş, demokrasinin en güçlü temsilcisi olduğunu vurgulayan Yazmacı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Milletin iradesine ipotek koymak isteyen her kim olursa olsun, karşısında yine bu aziz milleti bulacaktır. ‘Yargı bağımsız olmalı’ diyenlerin bugün yargıyı bir tehdit aracına dönüştürmesi büyük bir çelişkidir.

Yargıyı siyasete alet eden, yargı sopasıyla korkutmaya çalışan bir anlayıştan bu ülkeye adalet değil, kaos gelir. Adalet mülkün temelidir. Adaletin siyasallaşmasını kimlerin istediğini, yaptıkları açıklamalardan net şekilde görüyoruz. Bu yaklaşımlar milletin vicdanında derin yaralar açar. Milletin vicdanında yeri olmayanlar ise siyaset sahnesinde tutunamaz.”

“Türkiye son 24 yılda büyük bir dönüşüm yaşadı”

Yazmacı, Türkiye’nin son 24 yılda her alanda büyük bir atılım gerçekleştirdiğini belirterek, “Ekonomiden savunmaya, teknolojiden dış politikaya kadar çok önemli adımlar atıldı. Bugün ülkemiz kendi uçağını, kendi otomobilini ve savunma sistemlerini üretebilen bir güç haline geldi.

Bu kazanımların arkasında milletin iradesi var. Milletin desteği ve teveccühü olmazsa bunlar başarılamazdı. Milletin desteğinin kimden yana olduğunu da nefret dili kullananlar aslında çok iyi biliyor.” dedi.