ABD’li akademisyen ve Wenzhou-Kean Üniversitesi Doçenti Rob Kim Marjerison, Xi’nin açıklamasında Çin ile ABD’nin birbirine yaklaşması ve ortak bir noktada buluşması gerektiği mesajının öne çıktığını belirterek bu yaklaşımı desteklediğini söyledi. İki ülke ekonomilerinin derin biçimde iç içe geçtiğine ve karşılıklı bağımlılığın yüksek olduğuna dikkat çeken Marjerison, rekabetin kaçınılmaz olduğunu ancak anlaşmazlıkların yönetilebileceğini ve bunun her iki ülkenin uzun vadeli kalkınmasına katkı sağlayacağını ifade etti.

Singapur Ulusal Üniversitesi İşletme Okulu bünyesindeki Yönetişim ve Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi Direktörü Lawrence Loh, Çin ile ABD arasındaki ilişkilerin küresel kalkınma açısından büyük önem taşıdığını belirtti. Xi’nin ABD ziyaretinin uluslararası topluma olumlu bir mesaj verdiğini söyleyen Loh, ikili ilişkilerin istikrarlı biçimde geliştirilmesi ve iki ülke halkına daha fazla fayda sağlanması için ekonomi, ticaret, yapay zekâ ve yenilenebilir enerji gibi alanlarda daha yapıcı diyaloğun güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Tanzanya Bilgi ve İletişim Teknolojileri Komisyonu Direktörü Nkundwe Moses Mwasaga, Xi’nin yazılı açıklamasının Çin-ABD liderleri arasındaki görüşmenin hedeflerini açık biçimde ortaya koyduğunu belirterek, “Çin, küresel kalkınma için öngörülebilir ve istikrarlı bir ortam yaratmak amacıyla iş birliği anlayışı temelinde ABD ile ilişkilerini geliştirmeye hazırdır.” ifadelerini kullandı.
Hibya Haber Ajansı




















