Trive Yatırım, ABD borsalarında son günlerde yeniden tırmanan ABD-İran gerilimi, buna bağlı artan enerji maliyetleri ve giderek bozulan enflasyon beklentilerinin piyasalar üzerindeki baskıyı artırdığını bildirdi.
Trive Yatırım, Fed'den faiz artırımı beklentilerinin yeniden ana senaryo haline gelmesi, dünya genelinde tarihi zirvelere yaklaşan tahvil getirileri ve teknoloji şirketlerinin yüksek yatırım harcamalarının finansmanına ilişkin endişelerin de hisse senetleri üzerinde baskı oluşturduğunu aktardı. Kurum, bu gelişmelerin olağanüstü güçlü karlılık ve büyümenin piyasalar üzerindeki olumlu etkisini gölgede bıraktığını değerlendirdi.
Tahvil getirilerindeki gelişmelere de dikkat çeken Trive Yatırım, ABD Hazine Bakanı Bessent'in geçtiğimiz ay tahvil alımlarını en az iki katına çıkarma adımının kısa süreli olarak tahvil piyasasını dizginlediğini, ancak kalıcı bir etki oluşturmadığını ifade etti. Kurum, bu hafta gerçekleştirilen G20 toplantısında Bessent'in tahvil piyasasında denge noktasını değiştiremeyeceğini belirtmesinin ardından getirilerdeki yükselişin yeniden hız kazandığını kaydetti.
Trive Yatırım, Fed Başkanı Warsh'ın Jackson Hole sempozyumunda enflasyon görünümünden duyduğu rahatsızlığı vurgulamasının da Eylül toplantısında faiz artırımını ana senaryo haline getirdiğini belirtti. Kurum, söz konusu açıklamanın uzun vadede kontrolden çıkan enflasyon endişelerini bir miktar yatıştırmasına karşın, kısa vadeli getirilerdeki yükselişe kıyasla daha sınırlı olmak üzere uzun vadeli getirilerde de artışı desteklediğini aktardı.
ABD'nin 40 trilyon doları aşan federal borcuna ve teknoloji şirketlerinin yatırımlarını finanse etmek amacıyla gerçekleştirdiği tahvil ihraçlarına işaret eden Trive Yatırım, bu gelişmelerin piyasadaki tahvil arzını artırarak tahvil getirilerinin yönünde belirleyici unsurlardan biri haline geldiğini değerlendirdi.
Trive Yatırım, artan tahvil getirilerinin hem şirketlerin finansman maliyetlerini hem de hisse senedi değerlemelerinde kullanılan iskonto oranını yükselttiğini belirterek, bunun hisse senetleri üzerindeki temel baskı unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
ABD'nin yarı iletken tedarik zincirini yeniden yapılandırmaya yönelik tarife girişiminin de sektör yatırımcılarının yakından takip ettiği başlıklardan biri olduğunu aktaran kurum, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick'in yarı iletkenlerin ABD'de üretilmesini teşvik etmek amacıyla gümrük tarifelerinin değerlendirildiğini açıklamasının sektörde yapısal bir risk oluşturduğunu kaydetti.
Trive Yatırım, TSMC'nin en büyük müşterileri arasında Apple, Nvidia, Broadcom ve AMD gibi tasarımları ABD'de yapılan ancak üretimleri büyük ölçüde Tayvan'da gerçekleştirilen fabrikasız şirketlerin bulunduğuna dikkat çekti. Kurum, olası tarifelerin sektör üzerindeki etkisinin ürün segmentine göre farklılaşabileceğini belirtti.
Yapay zeka ve veri merkezi çiplerinde talep esnekliğinin düşük ve fiyatlama gücünün yüksek olduğunu değerlendiren Trive Yatırım, olası tarife maliyetlerinin orta ve uzun vadede büyük ölçüde müşterilere yansıtılabileceğini ifade etti. Kurum, bu nedenle asıl riskin talep kaybından ziyade maliyetlerin fiyatlara yansıtılmasındaki gecikmeden kaynaklanabilecek geçici kar marjı baskısı ve artan politika belirsizliğinin değerleme çarpanları üzerindeki etkisi olabileceğini aktardı.
Trive Yatırım, mevcut olağanüstü gelir ve kar büyümesinin ne kadar sürdürülebilir olduğunun tartışıldığı bir dönemde olası bir gümrük vergisinin piyasada ciddi bir düzeltme hareketini tetikleyebileceğini belirtti.
Nasdaq100 vadelisinin halihazırda 29.230 seviyesindeki 8 haftalık ortalamasının altında seyrettiğini aktaran kurum, bu görünümün kalıcı hale gelmesi durumunda endekste 28.400 seviyesindeki kısa vadeli yükselen trend desteğine doğru gevşemenin devam edebileceğini değerlendirdi.
Trive Yatırım, tahvil getirilerindeki yükselişin sürmesinin hisse senedi değerlemeleri üzerindeki baskıyı derinleştirebileceğini belirterek, yarı iletken sektöründe talep esnekliğinin düşük olmasına rağmen olası gümrük tarifelerinin özellikle fabrikasız tasarım şirketlerinde marj ve değerleme çarpanı baskısı oluşturabileceğini ifade etti.
Kurum, söz konusu risklerin gerçekleşmesi halinde ara seçimler öncesinde Nasdaq100 vadelisinde 25.550 seviyesindeki uzun vadeli yükselen trend desteğine kadar uzanan bir düzeltme hareketinin gündeme gelebileceğini aktardı.
Trive Yatırım, daha olumlu senaryoda ise olası gümrük tarifelerinin şirketlerin marjlarını baskılamak yerine müşterilere yansıtılmasının, Fed'in Eylül toplantısında atacağı adımlarla piyasaya enflasyonla mücadele konusunda güven vermesinin ve ABD-İran arasındaki tansiyonun düşmesiyle enflasyon beklentilerinin normalleşmesinin hisse senetlerini destekleyebileceğini değerlendirdi.
Tahvil getirilerinin sakinleşmesinin de bu olumlu tabloyu güçlendirebileceğini belirten Trive Yatırım, bu senaryonun gerçekleşmesi halinde Nasdaq100 vadelisinde 30.300 seviyesindeki alçalan trend direncinin ilk hedef olacağını bildirdi.
Kurum, risk faktörlerinin zayıflaması için birden fazla gelişmenin aynı anda olumlu yönde ilerlemesi gerektiğine dikkat çekti.
Hibya Haber Ajansı
