Şeyh Said isyanı, 1925 yılında özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da büyük yankı uyandırmış; Cumhuriyet yönetimine karşı dini ve etnik temelli bir ayaklanma olarak tarihe geçmişti. Hükümet isyana sert karşılık vermiş, sıkıyönetim ilan edilerek bölgede geniş çaplı operasyonlar başlatılmıştı.
Dönemin sert tedbirlerinden biri olan İstiklal Mahkemeleri, Şeyh Said ve arkadaşlarını kısa sürede yargılayarak idam kararı verdi. 29 Haziran 1925 sabahı Diyarbakır’da infaz edilen Şeyh Said’in naaşı halen sır gibi saklanırken, mezar yerinin açıklanmamış olması da yıllardır tartışma konusu olmaya devam ediyor.
Bugün, aradan geçen bir asra rağmen Şeyh Said ve isyanıyla ilgili değerlendirmeler siyasi, sosyolojik ve tarihî açılardan farklı yorumlarla gündemdeki yerini koruyor. Kimileri tarafından “bir isyancı”, kimileri tarafından ise “bir dini lider ve şehit” olarak anılan Şeyh Said’in mirası, özellikle bölge halkı nezdinde hâlâ güçlü duygular uyandırıyor.
