EKONOMİ
Giriş Tarihi : 21-09-2026 09:12   Güncelleme : 21-09-2026 09:12

Küresel piyasalarda ABD-İran diplomasisi ve enerji riskleri izleniyor

Trive Yatırım, yeni haftada küresel piyasalarda ABD-İran hattındaki diplomasi ihtimali ile askeri tırmanma riskinin aynı anda fiyatlandığını, petrol ve enerji piyasalarının gelişmelerin odağında bulunduğunu belirtti.

Küresel piyasalarda ABD-İran diplomasisi ve enerji riskleri izleniyor

Trive Yatırım’ın Günün Piyasa Haritası değerlendirmesine göre küresel piyasalarda yeni haftanın ana fiyatlama ekseni, ABD-İran savaşında diplomasi ihtimalinin yeniden gündeme gelmesi ile sahadaki askeri tırmanma riskinin devam etmesi üzerinden şekilleniyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile Birleşmiş Milletler Genel Kurulu sırasında görüşmeye açık olduğunu belirtmesi ve Pezeşkiyan ile Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin New York’a katılımı için gerekli vizelerin verilmesi siyasi temas ihtimalini güçlendiren gelişmeler olarak değerlendirildi.

Buna karşılık İran Silahlı Kuvvetleri’nin ABD’nin yeni bir saldırıya hazırlandığına ilişkin bilgi aldıklarını açıklaması ve böyle bir durumda bölgedeki ABD unsurlarının hedef alınacağını duyurması, askeri riskin sürdüğüne işaret etti. Trive Yatırım, mevcut tablonun doğrudan bir ateşkesten ziyade tarafların askeri caydırıcılığı korurken müzakere alanı açmaya çalıştığı kırılgan bir dengeye işaret ettiğini belirtti.

Petrol piyasalarında Brent petrolün pazartesi sabahı yüzde 2,08 gerileyerek 101,71 dolara, WTI'ın ise yüzde 2,14 düşüşle 98,15 dolara geldiği ve her iki kontratın da 10 Eylül'den bu yana en düşük seviyelerini gördüğü aktarıldı. Diplomasi beklentisinin yanı sıra Suudi Arabistan'ın sevkiyatlarındaki kısmi toparlanmanın petrol üzerindeki risk primini azalttığı ifade edildi.

Bununla birlikte fiziksel arz sorunlarının tamamen çözülmediği, İran savaşı nedeniyle Orta Doğu'dan günlük ortalama 770 bin varillik petrol arz kaybı yaşandığının hesaplandığı ve özellikle dizel ile diğer petrol ürünlerindeki kısıtların ham petrole kıyasla daha belirgin olduğu belirtildi. Petrol fiyatlarındaki geri çekilmenin enerji şokunun sona ermesinden ziyade piyasanın diplomasi ihtimaline ve alternatif arz kanallarına yeniden ağırlık vermesini yansıttığı kaydedildi.

Petroldeki düşüşü kalıcı bir normalleşme olarak değerlendirmek için erken olduğu belirtilirken, İran'ın yeni saldırı uyarısının Hürmüz çevresindeki askeri riskin yeniden yükselme ihtimalini ortaya koyduğu aktarıldı. ABD ile İran arasında somut bir müzakere sürecinin başlaması ve Suudi sevkiyatlarındaki toparlanmanın devam etmesi halinde enerji risk priminin gerileyebileceği, yeni bir ABD saldırısı veya İran misillemesinin ise petrol fiyatlarındaki son rahatlamayı tersine çevirebileceği ifade edildi.

ABD'de perakende motorin fiyatının galon başına 6,50 doların üzerine çıkmasının, Orta Doğu kaynaklı enerji şokunun ham petrolün yanı sıra nihai yakıt fiyatlarında da hissedildiğini gösterdiği belirtildi. Motorin fiyatlarındaki yükselişin taşımacılık, lojistik ve sanayi maliyetleri üzerinden daha geniş bir maliyet zincirine yayılabileceği, bu durumun ABD Merkez Bankası'nın enflasyonla mücadele alanını daraltabileceği değerlendirildi.

QatarEnergy CEO'su ve Katar Enerji Bakanı Saad Al-Kaabi'nin, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'in Hürmüz Boğazı'nın birkaç yıl içinde alternatif boru hatları nedeniyle stratejik önemini kaybedebileceği yönündeki yaklaşımına karşı çıktığı aktarıldı. Al-Kaabi'nin Hürmüz'ün petrol ve LNG taşımacılığının yanı sıra Katar, Kuveyt, Bahreyn, Irak ve İran'ın ticaret akışları açısından önemini koruduğunu belirttiği ifade edildi. QatarEnergy'nin LNG ihracatının boğaza yüksek düzeyde bağımlı olduğu da kaydedildi.

ABD-Çin ilişkilerinde ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Çin Başbakan Yardımcısı Hı Lifıng başkanlığındaki ekonomi heyetlerinin New York'ta ticaret ve yapay zeka başlıklarını görüştüğü belirtildi. Tarafların yeniden bir araya gelme konusunda mutabık kaldığı, Washington'ın yapay zeka alanında iki ülke arasında bir bildirim mekanizması kurulmasını önerdiği aktarıldı. Ticaret tarafında enerji, tarım, tıbbi cihazlar, tüketim malları ve düşük teknolojili ürünler gibi alanlarda ilişkilerin dengelenmesine yönelik çalışmaların öne çıktığı ifade edildi.

Bank of America'nın Fed'in eylül ayındaki 25 baz puanlık faiz artışının ardından sıkılaştırma döngüsünün tamamlanmadığını ve 2026 içinde iki ek faiz artışı daha gelebileceğini değerlendirdiği aktarıldı. Kurumun güçlü ekonomik aktivite ve yaklaşık yüzde 3,4 seviyesindeki yapışkan enflasyonu beklentisinin gerekçeleri arasında gösterdiği, temel senaryoda ek artışlarla politika faizinin yüzde 4,25-4,50 aralığına taşınabileceğini öngördüğü belirtildi. Daha kalıcı enflasyon baskısı halinde ise piyasanın yüzde 5 ve üzerindeki faiz senaryolarını yeniden değerlendirebileceği kaydedildi.

Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari'nin ABD'de enflasyonun yalnızca petrol ve gıda fiyatlarıyla açıklanamayacağını, fiyat baskılarının ekonominin geniş bölümüne yayıldığını belirttiği aktarıldı. Kashkari'nin enerji ve gıda dışındaki enflasyonun da yüksek kaldığını ifade ettiği ve geçen haftaki 25 baz puanlık faiz artışını desteklediği kaydedildi. Fed'in görevinin enflasyonu yüzde 2 hedefine geri getirmek olduğunu belirten Kashkari'nin, para politikasının Hürmüz Boğazı'nı açamayacağını veya petrol fiyatlarını doğrudan düşüremeyeceğini vurguladığı belirtildi.

Goldman Sachs'ın Basra Körfezi'nden LNG ihracatının kış döneminde anlamlı biçimde toparlanmaması halinde Avrupa'nın gösterge TTF kontratının yıl sonuna kadar megavatsaat başına 105 euroya, Asya JKM fiyatının ise milyon İngiliz ısı birimi başına 35 dolara kadar çıkabileceğini öngördüğü aktarıldı. Bankanın baz senaryosunda Hürmüz üzerinden LNG akışının kademeli olarak toparlanmasıyla TTF'nin yaklaşık 70 euro seviyesinde kalmasının beklendiği belirtildi. Yüksek gaz fiyatlarının özellikle enerji yoğun sanayi sektörlerinde talep kaybına yol açabileceği değerlendirildi.

Türkiye tarafında ise Sermaye Piyasası Kurulu'nun tasfiye kapsamındaki 131 yatırım fonu için daha önce üç ay olarak belirlenen azami tasfiye süresini altı aya çıkardığı belirtildi. Fonların portföy yapıları ve mevcut piyasa koşullarının dikkate alındığı kararda, tasfiye sürecini yürütmek üzere Türkiye İş Bankası ve Ziraat Bankası'nın yetkilendirildiği aktarıldı. Sürenin uzatılmasının portföy varlıklarının kısa sürede zorunlu olarak nakde çevrilmesi ihtiyacını azaltarak Borsa İstanbul üzerindeki potansiyel satış baskısının daha uzun bir döneme yayılmasına imkan sağlayabileceği ifade edildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın sermaye piyasası işlemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu'ndan şirketlerle ilgili verilerin talep edildiği aktarıldı. İnceleme kapsamında 2024'ten bu yana yurt dışına gerçekleştirilen para ve kripto varlık transferleri ile para giriş çıkışlarının araştırılmasının istendiği, yöneticilerin birinci derece yakınlarının hesap hareketlerinin de kapsama alındığı belirtildi.

Goldman Sachs'ın Türkiye için 2026 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 27,5'ten yüzde 29'a yükselttiği kaydedildi. Yüksek enerji fiyatları ile Türk lirasındaki değer kaybının başlıca yukarı yönlü riskler olarak gösterildiği, enerji fiyatlarındaki belirsizlik ve kur hareketlerinin faizlerin daha uzun süre yüksek tutulmasını gerektirebileceğinin değerlendirildiği aktarıldı.

Goldman Sachs'ın tahmininde TL'nin dolar karşısında yıllık bazda yüzde 20'li seviyelerin ortalarında değer kaybetmesinin, cari açığın ise 2026'da GSYH'nin yüzde 3,5'ine, yaklaşık 60 milyar dolara ulaşmasının beklendiği belirtildi.

Trive Yatırım, yeni haftada ABD-İran hattındaki diplomasi ihtimalinin petrol fiyatları üzerindeki risk primini azaltmasına karşın, İran'ın yeni saldırı uyarısının askeri tırmanma riskini gündemde tuttuğunu belirtti. ABD'de motorin fiyatlarındaki yükseliş ve enflasyonun geniş tabanlı seyrinin Fed'in sıkı para politikası beklentilerini desteklediği, Hürmüz riskinin ise petrolün yanı sıra LNG piyasasına da yansıdığı ifade edildi. Türkiye tarafında SPK'nın fon tasfiye süresini uzatmasının satış baskısını zamana yayabileceği, MASAK incelemesinin ise fon sektöründeki belirsizliği koruduğu aktarıldı.

Hibya Haber Ajansı
AdminAdmin