GÜNCEL
Giriş Tarihi : 28-09-2026 11:11   Güncelleme : 28-09-2026 11:11

Görgün: HÜRKUŞ ile kendi uçağımızı kendi pilotumuza emanet ediyoruz

Ankara, 28 Eylül (Hibya) - Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, HÜRKUŞ’un ilk iki uçağının Hava Kuvvetlerine teslim edildiği törende konuştu.

Görgün: HÜRKUŞ ile kendi uçağımızı kendi pilotumuza emanet ediyoruz

Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, HÜRKUŞ’un ilk iki uçağının Hava Kuvvetlerine teslim edildiğini belirterek, “Türkiye’yi ilk kez kendi insanlı uçağını kendi pilotuna emanet ediyor” dedi. Görgün, 15 uçakla başlayan tedarik programının 40 ilave uçakla toplam 55 uçağa çıkarıldığını ve 55 uçağın tamamının 2028 yılı sonuna kadar Hava Kuvvetlerinin envanterine kazandırılmasının planlandığını bildirdi.

HÜRKUŞ’un ilk iki uçağını Hava Kuvvetlerine teslim ettiklerini belirten Görgün, “Bugün Türkiye’yi ilk kez kendi insanlı uçağını kendi pilotuna emanet ediyor” ifadelerini kullandı.

Görgün, Vecihi Hürkuş’un hatırasını da yaşattıklarını belirterek, “Vecihi Hürkuş’un aziz hatırasını, onun adını taşıyan uçağı kahraman Hava Kuvvetlerimizin hizmetine sunarak yaşatıyoruz” dedi.

HÜRKUŞ ile Türk milletinin evlatlarının emeğiyle gök vatanı koruyacak pilotların yetiştirileceğini belirten Görgün, teslimat öncesindeki son test uçuşunun yaklaşık iki hafta önce Hava Kuvvetleri Komutanı ile birlikte gerçekleştirildiğini söyledi.

Kendi mühendislerinin tasarladığı uçakla uçmanın kendisi açısından önemine değinen Görgün, “Kendi mühendislerimizin tasarladığı bir uçakla havalandığımızda yılların emeğinin neye dönüştüğünü o kokpitte çok daha derinden hissettim” diye konuştu.

Görgün, o gün HÜRKUŞ’un kokpitine hem Savunma Sanayii Başkanı hem de mühendis olarak oturduğunu belirterek, “Mukavemeti koruyup ağırlığı azaltmanın ve güç-ağırlık oranını yükseltmenin uçuş performansına nasıl yansıdığını bir saat boyunca şahit oldum. İndiğimizde adeta komutanımızla çocuklar gibi şendik” ifadelerini kullandı.

Projeye emek verenleri kutlayan Görgün, uçuş sırasında gelecekte HÜRKUŞ’un kokpitinde görev yapacak genç pilotları düşündüğünü belirterek, “Burada öğrendiklerini yarın en zorlu görevlerde kullanacaklar” dedi.

Görgün, HÜRKUŞ’un kabiliyetlerine ilişkin değerlendirmesinde, “Ortaya konulan bu işe bakarak büyük bir güvenle söylüyorum ki kendi sınıfında dünyanın en iyisini yaptık” ifadelerini kullandı.

Mühendislik sanatının tasarım sanatıyla buluşturulduğunu belirten Görgün, HÜRKUŞ’un kokpit ve aviyonik mimarisinin diğer hava platformlarıyla bütünlük içerisinde tasarlandığını söyledi.

Görgün, “Pilotlarımız HÜRJET ve KAAN’a geçtiklerinde tamamen yabancı bir mimarinin yerine alıştıkları mimarinin gelişmiş versiyonlarını görecekler” dedi.

HÜRKUŞ projesinde görev alan mühendislerin yaş ortalamasının 28 olduğunu belirten Görgün, genç ekibin HÜRKUŞ’la birlikte Türkiye’nin insanlı hava platformları alanında önemli bir mühendislik birikimi oluşturduğunu söyledi.

Görgün, “HÜRKUŞ’ta kazandığımız tasarım, geliştirme, test ve entegrasyon tecrübesini HÜRJET ve KAAN’a taşıyoruz. Yani HÜRKUŞ projesi bize yalnızca bir uçak kazandırmadı, daha büyük hedeflerin altından kalkabilecek bir mühendislik kabiliyeti kazandırdı” ifadelerini kullandı.

Bir uçağı tasarlamak ve üretmek kadar ortaya konulan tasarımın emniyetini ve performansını milli imkanlarla doğrulayabilmenin de önemli olduğunu vurgulayan Görgün, HÜRKUŞ’un geliştirme sürecinde gerçekleştirilen test çalışmalarına ilişkin bilgi verdi.

Görgün, “HÜRKUŞ’un geliştirme sürecinde yer, laboratuvar ve sistem entegrasyon çalışmaları kapsamında yaklaşık 23 bin saatlik test faaliyeti gerçekleştirildi” dedi.

Bu sürecin ardından 9 Eylül’de HÜRKUŞ’a uluslararası standartlarda askeri tip sertifikasyonu verildiğini belirten Görgün, “Böylece tasarlayan ve üreten olmanın yanında kendi uçağını test eden ve sertifikalandıran bir yetkinliğe ulaşmış olduk” ifadelerini kullandı.

HÜRKUŞ’un temel eğitim kabiliyetlerinin yanı sıra hafif taarruz ve yakın hava desteği görevlerini de icra edebilecek bir platform olduğunu belirten Görgün, “Aynı uçak ailesiyle hem pilot yetiştirebiliyor hem de farklı harekat ihtiyaçlarına cevap verebiliyor olduk” dedi.

Bu çok yönlülüğün HÜRKUŞ’u uluslararası pazarda farklı bir seçenek haline getirdiğini belirten Görgün, “Bugün dünyanın farklı coğrafyalarından pek çok ülke uçağımızla ilgileniyor” açıklamasında bulundu.

Görgün, temel eğitim uçağı olarak HÜRKUŞ’un Hava Kuvvetlerinin pilot yetiştirme sürecinde önemli bir rol üstleneceğini belirterek, tedarik programının ilk aşamada 15 uçak olarak planlandığını söyledi.

İhtiyaçlar doğrultusunda programa 40 ilave uçak daha eklendiğini bildiren Görgün, “Böylece toplam 55 uçaklık bir tedarik programına ulaşmış olduk. 55 uçağın tamamını 2028 yılı sonuna kadar Hava Kuvvetlerimizin envanterine kazandırmayı planlıyoruz” dedi.

HÜRKUŞ’un envantere girmesiyle pilot eğitiminde dışa bağımlılığın daha da azalacağını vurgulayan Görgün, milli platformların yalnızca savunma sanayii açısından değil, eğitim ve insan kaynağı açısından da stratejik önem taşıdığını ifade etti.

Görgün, HÜRKUŞ’un farklı kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilebilen bir uçak ailesinin temelini oluşturduğunu belirterek, platformun ihracat potansiyeline ilişkin çalışmaların sürdüğünü söyledi.

“İhracat konusunda da önümüzdeki dönemde güzel haberler vereceğimize inanıyorum” diyen Görgün, HÜRKUŞ’un Türkiye’nin havacılık alanındaki kabiliyetlerini dünyaya gösterecek önemli projelerden biri olduğunu kaydetti.

Görgün, HÜRKUŞ’un teslimatının Türkiye’nin insanlı hava platformları alanındaki yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, projede emeği geçen tüm mühendis, teknisyen, pilot ve firmalara teşekkür etti.

“Bu uçak, yalnızca bir platform değil; Türkiye’nin kendi gökyüzünde kendi mühendisliğiyle var olmasının simgesidir” ifadelerini kullanan Görgün, HÜRKUŞ’un Hava Kuvvetlerine ve Türk milletine hayırlı olmasını diledi.

Hibya Haber Ajansı
AdminAdmin