İmar planları kâğıt üstünde kalmış, kaçak yapılar ve çarpık kentleşme dört bir yana yayılmış durumda. Ruhsatsız ve denetimsiz yapılar artıyor, “teberrü” adı altında her şeye göz yumuluyor. Hukuk dışı yapılaşmalar Eyyübiye’nin çehresini geri dönülemez biçimde bozuyor.
Hijyen deseniz, durum içler acısı. İlçenin dört bir yanında çöp yığınları, kokular ve düzensizlik hâkim. Temizlik görevlileri mi yetersiz, denetimler mi yapılmıyor bilinmez ama Eyyübiye sokakları yaşanabilirlik sınırının çok uzağında.
Altyapı eksiklikleri gözle görülebilecek kadar bariz. Bozuk yollar, çökük kaldırımlar, içinden geçilmeyen sokaklar… Kimi mahallelerde kaldırım bile yok; olan yerlerdeyse ya araçlar park etmiş ya da esnaflar işgal etmiş durumda.
Kentsel dönüşüm neredeyse yok. İlçedeki birçok yapı hâlâ eski ve dayanıksız. Deprem riski altında, insanların can güvenliğinden yoksun bir biçimde yaşamaya devam ettiği evlerle dolu. Bu kadar hayati bir mesele nasıl bu kadar görmezden gelinebilir?
Eğitim kurumlarının durumu da farklı değil. Sınıflar aşırı kalabalık, fiziki şartlar yetersiz. Sonuç ortada: başarısız, umutsuz bir öğrenci profili. Yani sorun sadece binalarda değil, eğitimdeki adaletsizlikte ve kalitesizlikte de.
Sağlık hizmetleri deseniz, halk kendi mahallesinde sağlık hizmetine erişemiyor. Aile sağlığı merkezleri ya yok ya da yetersiz. Mevcut hastaneler kapasitesinin çok üzerinde çalışıyor, insanlar başka ilçelere sevk ediliyor ve mağdur ediliyor.
Genç nüfusun bu kadar yoğun olduğu bir ilçede ne bir kütüphane ağı ne spor alanı ne de sosyal yaşam merkezi yeterli. Gençler vakit geçirecek, kendini geliştirecek yer bulamıyor. Bu boşluk ise maalesef başka zararlı alışkanlıklarla doluyor.
Ve en korkutucusu: Uyuşturucu kullanımı. Eyyübiye’de uyuşturucu gençlerin en kolay ulaşabildiği, en hızlı yayılan tehlike haline gelmiş durumda. Bu konuda kapsamlı, ciddi ve sürdürülebilir bir mücadele şart.
Asayiş deseniz, gece çöktüğünde sokaklar zifiri karanlık. Aydınlatmalar ya çalışmıyor ya da hiç yok. Bu da suç oranlarını artırıyor. Karanlık sokaklar, umutsuz gençler ve denetimsizlik; tehlikeli bir denklem.
Zabıta denetimleri neredeyse yok gibi. Kaldırımlar işgal altında, yayaların yürüyeceği yer kalmamış. Seyyar satıcılar, gelişi güzel park eden araçlar, düzeni tamamen bozmuş durumda.
Eyyübiye, adeta kaderine terk edilmiş bir ilçe görüntüsü veriyor. Bu sorunlar ne yeni, ne geçici. Yıllardır biriken, çözümsüz bırakılan ve kronikleşmiş dertler. Bugün çözülmeyen her sorun, yarın çok daha büyük bir felakete dönüşecek.
Kaçak binalar çökecek, gençler uyuşturucuda kaybolacak, yollar çukurdan geçilmeyecek, sağlık ve eğitim daha da gerileyecek. Bu ilçeye artık birilerinin sahip çıkması gerek. Bu sessizlik bozulmalı. Bu tablo kader değil; ihmallerin, duyarsızlıkların ve sorumsuzlukların sonucudur.
Unutmayalım: Sessizlikle değil, kararlı adımlarla bu gidişat durdurulabilir.
https://www.sanliurfa.cam/panel/index.php?case=news&p=edit&id=1742

