Bizim Menkul Değerler tarafından yayımlanan değerlendirmede, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) mevsim etkilerinden arındırılmış Ekonomik Güven Endeksi’nin (EGE) eylülde bir önceki aya göre yüzde 0,7, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3,6 artarak 101,3 olduğu ifade edildi.
Değerlendirmede, tüketici, reel kesim, hizmet ve perakende ticaret sektörü güven endekslerinin aylık bazda arttığı, inşaat sektörü güven endeksinin ise gerilediği belirtildi.
Mevsim etkilerinden arındırılmış Tüketici Güven Endeksi’nin eylülde aylık yüzde 1,27, yıllık yüzde 9,6 artışla 91,9 seviyesine yükseldiği aktarıldı. Tüketici güveninde en yüksek göstergenin 108,8 ile gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi, en düşük göstergenin ise 75,3 ile mevcut dönemde hanenin maddi durumu olduğu ifade edildi.
Hizmet Sektörü Güven Endeksi’nin aylık yüzde 0,04 ve yıllık yüzde 0,8 artışla 111,9, Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi’nin aylık yüzde 1,1 ve yıllık yüzde 1,9 artışla 111,3 olduğu bildirildi. İnşaat Sektörü Güven Endeksi’nin ise aylık yüzde 0,2, yıllık yüzde 6,1 azalarak 83,0 seviyesine gerilediği kaydedildi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) İktisadi Yönelim Anketi sonuçlarından hesaplanan mevsimsellikten arındırılmış Reel Kesim Güven Endeksi’nin de eylülde aylık yüzde 0,1, yıllık yüzde 1,7 artarak 102,5 seviyesinde gerçekleştiği aktarıldı.
Bizim Menkul Değerler, Ekonomik Güven Endeksi’nin 2018 Ocak ayından itibaren düşüş eğilimine girdiğini ve 2018 Ekim ayında dip seviyeyi gördüğünü belirtti. Değerlendirmede, 2020 Nisan döneminde COVID-19 salgını nedeniyle ekonomik güven endeksi ve alt endekslerinin 2012 yılından bu yana en düşük seviyelerine gerilediği ifade edildi.
Endeksler arasında genel olarak en yüksek değerin Perakende Ticaret Sektörü Güven Endeksi’nde görüldüğü belirtilirken, tüketici tarafındaki beklentilerin üretici tarafındaki kadar iyimser olmadığı aktarıldı. Tüketici Güven Endeksi’ndeki bozulmada beklenti kanalındaki zayıflamanın etkili olabileceği değerlendirildi.
Değerlendirmede, üretici ve tüketicilerin piyasa koşullarına ilişkin beklentilerinin farklılaşmasının endekslerin farklı eğilimler göstermesinde etkili olduğu ifade edildi. Bu farklılığın arz ve talep taraflarının beklentileri ile anket ölçüm ve eşgüdüm yöntemlerine yansımayan dışsal faktörlerden kaynaklanabileceği belirtildi.
Hibya Haber Ajansı




















