24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramı nedir?.

Nasıl ortaya çıktı, neden kutlanır?.

Her yıl 24 Temmuz ' da kutlanan Gazeteciler ve Basın Bayramı, 1908 yılında Türk basınında Sansür ' ün kaldırılmasına dayanmaktadır.

Bu tarih II . Meşrutiyet ' ın ilanından sonra gazetecilerin ilk kez sansür memurlarına yazı göstermeden yayımlanabildiği gün olarak kabul edilir.

Her yıl aynı tarihte bu gelişme hatırlanır.

İşte Gazeteciler ve Basın ile her yıl 24 Temmuz ' u " Basın Bayramı" olarak kutlar.

O günden bu güne bir Asırdan daha fazla geçtiği halde bugün basının hali o günlerden daha acınacak haldedir.

Sınır tanımayan Gazeteciler ( RFS) ve Türkiye Gazeteciler Sendikası ( TGS) raporlarında Türkiye ' nın basın özgürlüğünde Dünya ' da 180 ülke arasında 163 sıralara kadar gerilediği ve gazeteciliğin soruşturmalarla, kriminalize edildiği belgelenmektedir.

Bağımsız yayın organları, basın ilan kurumu ( BİK) eliyle ilan kesme cezalarıyla ve ağır ekonomik kriz olarak susturulmaya çalışılmaktadır.

Yine Gazeteciler ve Basın Kurumları, dezenformasyon yasası, Cumhurbaşkanına hakaret ve terörle mücadele suçlamaları altında sürekli bir yargı sopasıyla karşı karşıyadır.

Demokrasilerde basın dördüncü kuvvettir.

Haber yapmak ve Kamuoyunu bilgilendirmek göz altı/ tutuklama gerekçesi haline gelebilmektedir.

Televizyonları " terbiye" için RTÜK, Gazeteleri " terbiye" için Basın ilân Kurumu.

Gazetecileri " terbiye" için ise Cumhurbaşkanlığı iletişim Başkanlığı.

En ufak bir eleştiriye tahammül kalmazken eleştirenler ya kurumları tarafından işsiz bırakılıyor, ya da mahkemelere verilerek gazeteciler yıldırılmaya çalışılıyor.

Sözde Demokrasilerde Basın dördüncü kuvvettir olmasına rağmen esamesi bile okunmuyor.

Basın hür olmadıkça tam Demokrasiden bahs etmek mümkün değildir.

Başbakan Süleyman Demirel " Sabah Gazeteler ' e göz attığımda bizi eleştiren bir yazı görmediğimde demokrasiden şüphe etmeye başlardım" diyordu.

Süleyman Demirel iktidarlarında basın, siyasi iktidarı ve politikalarını sert bir şekilde eleştirilmiştir .

Süleyman Demirel, basının eleştirel işlevine tahammül göstermiş, hatta bu eleştirileri siyasi arenadaki tartışmaların besleyici bir parçası olarak değerlendirilmiştir.

Basın mensuplarına karşı genellikle uzlaşmacı ve toleranslı bir yaklaşım sergilemiştir.

Halkın haber alma hakkına ve basının bilgilendirme görevine hep saygı duymuştur.

Siyasi hayatı boyunca devletin attığı kritik adımları ve aldığı zor kararları basın aracılığıyla kamuoyuna açıklamış ve her fırsatta " Konuşan Türkiye ' de hiçbir şey gizli kalmaz" fikrini savunmuştur.

Gerçek bir demokrasiye ve Sansürsüz bir Türkiye dileğiyle 24 Temmuz Gazeteciler ve Basın Bayramını en içten kalbi duygularımıla tebrik ediyorum.

Mustafa Polat 

Şanlıurfa demokrat parti il başkanı