Müslüm Baba’nın Doğduğu Topraklar
1940’lı yılların sonunda inşa edilen bu mütevazı ev, Gürses’in çocukluk yıllarına tanıklık etti. Dar sokakların arasında yer alan taş yapılı ev, bölgenin geleneksel mimarisini yansıtırken; sanatçının yokluk ve zorluklar içinde geçen gençlik yıllarının da izlerini taşıyor.
Halfeti halkı, Gürses’in evinin sadece bir bina olmadığını, aynı zamanda bir kültürel miras olarak görülmesi gerektiğini düşünüyor. Sevenleri, Müslüm Baba’nın burada yetiştiğini bilmenin kendileri için ayrı bir gurur kaynağı olduğunu ifade ediyor.
Müslüm Baba’ya Olan Sevgi Sürüyor
Sanatçının vefatının üzerinden yıllar geçmesine rağmen, her yıl Türkiye’nin dört bir yanından binlerce hayranı Halfeti’ye gelerek baba evini görmek istiyor. Bölge esnafı da bu ilgiden memnun. Yerel halk, evin bir müze haline getirilmesi durumunda hem turizm açısından hem de kültürel hafıza bakımından büyük bir değer kazanacağını belirtiyor.
Halfeti’nin Kültürel Zenginliğiyle Buluşuyor
Halfeti, “sakin şehir” unvanı, tarihi taş evleri, Fırat Nehri’nin kıyısındaki eşsiz manzarasıyla biliniyor. Müslüm Gürses’in baba evinin de bu kültürel dokunun bir parçası olarak ön plana çıkarılması, ilçeyi ziyaret eden turistler için cazibeyi artırıyor.
Yetkililere göre, yapılacak restorasyon çalışmalarıyla birlikte evin Müslüm Gürses Kültür Evi ya da Müslüm Baba Müzesine dönüştürülmesi gündemde. Bu sayede hem sanatçının mirası korunacak hem de Şanlıurfa’nın kültürel turizmine katkı sağlanacak.
“Müslüm Baba Hep Bizimle”
Halfeti halkı, Müslüm Gürses’in şarkılarının hâlâ dillerinde olduğunu belirterek, “O sadece bir sanatçı değildi, halkın içinden gelen bir adamdı. Onun evini görmek, çocukluğunu hissetmek bizler için büyük anlam taşıyor” ifadelerini kullanıyor.
HABER: İBRAHİM UYGUR