Küresel piyasalarda jeopolitik gelişmeler ve merkez bankaları fiyatlamaları öne çıkıyor

İstanbul, 22 Haziran (Hibya) – A1 Capital, geçen hafta global finans piyasalarının merkez bankaları, jeopolitik gerilimler ve çeyrek sonu ayarlamalarıyla paralel hareket ettiğini bildirdi.

EKONOMİ - 22-06-2026 08:29

A1 Capital tarafından yayımlanan Günlük Bülten’de, Fed’in gösterdiği kararlı duruş ve Kevin Warsh’ın merakla beklenen ilk kamuoyu açıklamasının altın pahasına doları desteklemeye devam ettiği belirtildi. Buna karşın hisse senedi piyasalarının, teknoloji hisselerinden gelen destek ve İran meselesi etrafındaki gerilimlerin azalmasından faydalandığı ifade edildi.

Bültende, ABD ve İran arasında imzalanan barış anlaşmasının petrol fiyatlarında düşüşü teyit ettiği, ancak Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının etkilerinin birkaç hafta içinde ortadan kalkmasının beklenmediği aktarıldı. Tarihsel olarak enerji fiyatları ile tüketici fiyat endeksi arasında yüksek bir korelasyon bulunduğu, ancak etkilerin zaman gecikmesiyle ortaya çıktığı kaydedildi. Bu çerçevede Fed’in tüm üyelerinin yıl sonuna kadar faiz artırımı beklediği ve son aylardaki gevşek para politikası eğiliminin terk edildiği belirtildi.

Doların bu gelişmelerden destek bulduğu ve kritik seviyelerde seyrettiği ifade edilirken, hisse senedi piyasalarının düşük likidite ve yüksek volatilite riskiyle karakterize edilen yaz dönemi öncesinde verileri sindirmeye çalıştığı aktarıldı. Petrol fiyatlarına ilişkin değerlendirmede, WTI’nin yaklaşık yüzde 8, Brent petrolün ise yüzde 7,74 düşüş kaydettiği bildirildi. Piyasanın ABD ve İran arasındaki geçici anlaşmanın ardından Hürmüz Boğazı’ndan geçişin kademeli olarak yeniden başlamasını fiyatladığı, birçok tankerin yeniden rota oluşturduğu ifade edildi. Irak’ın petrol sahalarını kademeli olarak yeniden çalıştırmaya hazır olduğunu söylediği belirtilirken, diplomatik görüşmelerin iptal edilmesinin kalıcı gerilim azaltımına yönelik güveni sınırladığı kaydedildi. İsrail’in Lübnan’daki Hizbullah’a yönelik operasyonlarının ise jeopolitik risk primini koruduğu aktarıldı.

OPEC’in uzun vadeli talebe ilişkin olumlu görüşünü koruduğu, Asya, Orta Doğu, Afrika ve Latin Amerika öncülüğünde 2025’te günlük 105,1 milyon varil ve 2030’da 113,3 milyon varil küresel tüketim öngördüğü bildirildi. Bu görünümün, küresel talebin zaman içinde azalacağını öngören Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) beklentileriyle çeliştiği ifade edildi. Metaller tarafında ise ABD Merkez Bankası’nın daha sıkı tonunun baskı oluşturduğu belirtildi. Doların toparlanması ve ABD faiz beklentilerinin artmasıyla altının keskin düşüş yaşadığı, ons altının yaklaşık 4.165 dolar seviyelerinde işlem gördüğü aktarıldı. Piyasaların önümüzdeki aylarda yeni bir faiz artışı olasılığını fiyatlamaya başladığı ve bunun getiri sağlamayan altının cazibesini azalttığı ifade edildi.

Gümüşün de benzer bir trend izlediği, ancak daha sert bir düzeltme yaşayarak iki işlem gününde yüzde 10’dan fazla değer kaybettiği ve ons başına 65 doların altına gerilediği bildirildi. LME bakırın yaklaşık yüzde 1 düşüşle 13.690 dolara gerilediği, güçlü dolar ve yüksek finansman maliyetlerinin fiyatlar üzerinde baskı yarattığı aktarıldı. ABD Başkanı Donald Trump’ın rafine bakırı hedef alan olası gümrük vergilerine ilişkin beklentilerin de piyasalarda izlendiği kaydedildi. Tarım emtialarında ise Chicago’da buğday, mısır ve soya fasulyesinin toparlanma girişiminde bulunduğu ancak hareketin kırılgan kaldığı belirtildi. Güçlü dolar, düşen petrol fiyatları ve ABD’de daha elverişli hava koşullarının fiyatları baskıladığı ifade edildi. Eylül 2026 vadeli kontrata göre buğdayın 613 sent, mısırın 444 sent ve Temmuz 2026 vadeli soya fasulyesinin 1.122 sent seviyesinde istikrar kazandığı aktarıldı.

Yurt içine ilişkin değerlendirmede ise enflasyon ve faiz beklentilerinin destekleyici kaldığı, ancak dışarıda MSCI kararı ve küresel risklerin yabancı yatırımcılar açısından soru işaretleri yarattığı belirtildi. Bu nedenle piyasada tam bir iyimserlik yerine “kontrollü iyimserlik” görüldüğü ifade edildi. TCMB’nin enflasyonda ana eğilimin yavaşladığını kabul etmekle birlikte sıkı para politikasından vazgeçmeyeceğini net şekilde vurguladığı aktarılırken, piyasaların bunu “faiz indirimleri tamamen masadan kalkmadı ancak TCMB acele etmeyecek” şeklinde yorumladığı belirtildi. Kapasite kullanım oranı ve reel kesim güveninin üretim tarafında sert bozulma olmadığını gösterdiği, sanayi şirketleri üzerinde yüksek faiz baskısının sürdüğü ancak ekonomik aktivitenin tamamen durmadığı ifade edildi. Konut satışlarında ise yüksek faiz ortamına rağmen toparlanma görüldüğü, bunun ertelenmiş talebin devreye girmeye başladığını gösterdiği ve çimento, GYO ve inşaat sektörleri açısından olumlu değerlendirildiği aktarıldı.

Haftanın en kritik gelişmesi olarak MSCI’nin Türkiye’nin piyasa erişilebilirliği ve bilgi akışına ilişkin değerlendirmesinde not indirimi yaptığı belirtildi. Açığa satış uygulamaları, piyasa kısıtlamaları ve yabancı yatırımcıların bilgiye erişimi konularındaki eleştirilerin öne çıktığı ifade edildi. Bu kararın kısa vadede büyük satış baskısı yaratmasa da yabancı fon yöneticilerinin Türkiye algısını etkilediği kaydedildi.

Küresel piyasalarda ise ABD–İran hattındaki yumuşama, petrol fiyatlarındaki gevşeme ve Çin’den beklenen ancak gelmeyen faiz indirimi arasında karışık bir görünüm izlendiği belirtildi. Asya piyasalarında genel olarak pozitif seyir görülürken Japonya ve Güney Kore borsalarının yükseldiği, Çin tarafının ise daha yatay kaldığı aktarıldı. Brent petrolün 80 dolar seviyelerine gevşediği ifade edildi. Çin’in 1 yıllık ve 5 yıllık kredi ana faiz oranlarını sırasıyla yüzde 3,00 ve yüzde 3,50 seviyesinde sabit tuttuğu, bunun piyasa beklentilerine paralel olduğu ve Pekin’in bu aşamada agresif parasal gevşemeden kaçındığı belirtildi.

Haftanın veri gündemine ilişkin olarak ise ABD PCE enflasyonu başta olmak üzere PMI verileri, yeni konut satışları, dayanıklı mal siparişleri, işsizlik başvuruları, GSYH revizyonu ve Michigan tüketici güveni verilerinin takip edileceği aktarıldı. Özellikle PCE verisinin Fed’in en çok önem verdiği enflasyon göstergesi olması nedeniyle piyasalarda sert fiyatlamalara yol açabileceği ifade edildi.

Hibya Haber Ajansı
Günün Diğer Haberleri