Ancak ne yazıktır ki içinden geçtiğimiz Somut ekonomik kriz ve ağır politik koşullar göz önüne alındığında, Türkiye ' deki emeklilerin ne bir haftayı ne de bir günü kutlayacak durumu kalmamıştır.
Ömrünün en güzel yıllarını ülkenin maddi ve manevi gelişimi için on yıllarca Fabrikalarda, yollarda, barajlarlarda, limanlarda, tershanelerde, tarlalarda, kamu kurum ve kuruluşlarında alın terini dökmüş milyonlarca emeklinin bugün açlık ve yoksulluk sınırının fersah fersah altındaki aylıklarıyla adeta hayatta kalma savaşını veriyor.
En düşük emekli aylığı Hazine destekleriyle bile ancak 20 bin lira seviyesine tamamlanmıştır.
Bu rakam büyükşehirlerde ki ortalama kira bedellerini bile gerisinde kalmışken iktidar ve yandaş medya her gün yeni bir emekliye müjde senaryosu üretmekten, sahte refah payları dağıtıyor.
En düşük emekli aylığının açlık ve yoksulluk sınırı gözetilerek insan onuruna yakışır bir taban üzerine çekilmesi gerekiyor.
Emeklilerin açlık sınırının altında ki maaşlarla hayat pahalılığına mahkum edilmiş.
İnsan onuruna yakışır bir gelir seviyesine ulaşmaları için seyanen zam ile refah payı artışları artık zorunlu hale gelmiştir.
Artan konut kiraları ve temel gıda maliyetleri karşısında emeklilerin barınma ve beslenme gibi en temel haklarını dahi karşılayamaz duruma gelmişlerdir.
Yıllarca pirim ödeyerek ülkeye hizmet eden emeklilerin devletin sırtında bir yük olarak görülmemesi gerekiyor.
Sağlıkta katkı paylarının kaldırılması, sağlık, ulaşım ve sosyal hayata olanakları sağlanması emeklinin en temel beklentileri arasındadır.
Bütün Emeklilerimizin gerçek manada bir emekli gününe kavuşması dileğiyle en içten kalbi duygularımıla saygı ve sevgilerimi arz ederim.
Mustafa Polat
Şanlıurfa demokrat parti il başkanı