1950'li yılların ortalarına kadar Kıbrıs meselesi Türkiye tarafından büyük ölçüde İngiltere'nin tasarrufunda bulunan bir konu olarak değerlendirilirken, Başbakan Adnan Menderes ile Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'nun girişimleri sayesinde konu uluslararası bir dava haline getirildi.
1959 yılında imzalanan Zürih ve Londra Antlaşmaları ile Türkiye, Kıbrıs üzerinde garantör devlet statüsünü kazanmış ve belirli şartlar altında tek taraflı müdahale hakkını elde etmiştir. Menderes döneminde atılan bu diplomatik adımlar, 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı'nın uluslararası hukuktaki temel dayanaklarından biri olmuştur.
1964 yılında yaşanan Johnson Mektubu krizi sonrasında yapılan 1965 genel seçimleriyle Adalet Partisi iktidara gelmiş, Süleyman Demirel başbakan olmuştur. O dönemde Türkiye'nin denizaşırı bir askeri harekât gerçekleştirebilecek yeterli çıkarma gemisi, amfibi birlik, helikopter ve hava nakliye kapasitesi bulunmuyordu.
1967 Kıbrıs krizinde Dışişleri Bakanı İhsan Sabri Çağlayangil ile birlikte yürütülen diplomatik süreç sayesinde gerginlik kontrol altına alınırken, olası bir Kıbrıs harekâtı için savunma sanayisinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar başlatıldı. "Kendi Gemini Kendin Yap" anlayışıyla çıkarma gemileri, hava indirme kapasitesi ve lojistik imkânların artırılması hedeflendi.
Süleyman Demirel, yıllar sonra yaptığı değerlendirmelerde Türkiye'nin kendi çıkarma gemilerini üretme kararı aldığını, helikopter, nakliye uçağı ve paraşüt tedarikine hız verildiğini ifade ederek, bu hazırlıkların ileride gerçekleştirilecek bir harekât için önemli altyapıyı oluşturduğunu dile getirmiştir.
1971 Muhtırası sonrasında görevden ayrılan Demirel'in başlattığı savunma yatırımları ile daha önce oluşturulan hukuki zemin, 20 Temmuz 1974'te gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı'nın hazırlık sürecinde önemli rol oynamıştır.
Kıbrıs Barış Harekâtı, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini sağlamayı hedefleyen ve Türkiye'nin garantörlük hakları çerçevesinde gerçekleştirdiği tarihi bir dönüm noktası olarak hafızalarda yerini almıştır.
Bu anlamlı yıldönümünde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki vatandaşlarımızın Barış ve Özgürlük Bayramı'nı yürekten kutluyor; merhum Bülent Ecevit'i, merhum Necmettin Erbakan'ı, merhum Rauf Denktaş'ı, harekâtın hukuki temelinin oluşmasına katkı sağlayan merhum Adnan Menderes'i, savunma hazırlıklarına öncülük eden merhum Süleyman Demirel'i, Kıbrıs Türk halkının özgürlüğü uğruna şehit olan kahramanlarımızı ve fedakâr gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.
Mustafa Polat
Şanlıurfa Demokrat Parti İl Başkanı